DOLAR
18,5408
EURO
18,0840
ALTIN
991,93
BIST
3.179,51
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
27°C
İstanbul
27°C
Açık
Cumartesi Hafif Yağmurlu
26°C
Pazar Az Bulutlu
22°C
Pazartesi Az Bulutlu
21°C
Salı Az Bulutlu
20°C

BAKAN PAKDEMİRLİ; “19 YILDA 396 MİLYAR LİRA TARIMSAL DESTEK ÖDEDİK”

BAKAN PAKDEMİRLİ; “19 YILDA 396 MİLYAR LİRA TARIMSAL DESTEK ÖDEDİK”
12.12.2021 00:06
0
A+
A-

TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI 2022 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULU’NDA KABUL EDİLDİ

TBMM Genel Kurulunda, Bakanlığının 2022 yılı bütçesi üzerinde konuşan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, bu yüzyılın ortak gündeminin iklim değişikliği etkileri, kuraklık, doğal afet, göç, pandemi ve bunun kısa ve uzun vadeli etkileri olduğunu söyledi.

Bakan Pakdemirli, 21. yüzyılda tarım alanları, gıda ve suyla mücadele edecekleri bir alanı gördüklerini belirterek 2020’de Kovid-19 salgını ve tüm ülkelerde bir ekonomik dalgalanma yaşadığını anlattı.

Kuraklıktan etkilenen 651 bin çiftçi için tedbir paketi hazırladıklarını bildiren Pakdemirli, “Bu da 2,6 milyar lira. Bu 2,6 milyar lirayı da aralığın ikinci yarısından itibaren ödemeye başlıyoruz.” şeklinde konuştu.

“2021 BASINÇLI SULAMA PROJELERİ İÇİN 300 MİLYON LİRA KAYNAK”

Bakan Pakdemirli, 2021 basınçlı sulama projeleri için 300 milyon lira kaynak ayırdıklarını, seneye de bunun daha fevkinde bir rakam ayıracaklarını açıkladı.

Son 19 yılda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sağladığı çalışma rahatlığıyla, stratejik planlama ve bunun sonucunda da verimli ve sürdürülebilir kaynak kullanımı ortaya çıkardıklarını anlatan Pakdemirli, “Güçlü bir tarımsal üretim altyapısı meydana getirdik. Tarladan sofraya gıdamızın güvenilirliğini sağladık.” diye konuştu.

Türkiye’nin kıtaların kesiştiği bir coğrafyada olduğuna dikkati çeken Pakdemirli, Türkiye’nin bölgesinde lider, dünyada söz sahibi konumda olduğunun altını çizdi.

“19 YILDA 396 MİLYAR LİRA REEL TARIMSAL DESTEK”

Ülkelerin tarımı desteklerken ya müdahale alımı yapıp destek vermediğini ya da destek verip müdahale alımı yapmadığını aktaran Pakdemirli, “Biz doğru bir müdahale alımı yaptık. Etkili müdahale alım politikamızın yanında 5’i bir yerde dediğimiz bir sistem ortaya koyduk.” ifadesini kullandı.

Pakdemirli, 19 yılda 396 milyar lira reel tarımsal destek ödemesinde bulunduklarını hatırlatarak desteklerin 2017’den bu yana iki misli artarak 26 milyara yükseldiğini söyledi.

Muhalefetin “Destekler neden 1 yıl geriden geliyor?” sorusuna da cevap veren Pakdemirli, “Biz üretime destek verdiğimiz için desteklerin bir yıl geriden gelmesi çok tabii.” dedi.

Bakan Pakdemirli, 2006’dan bu yana çiftçiye 465 bin ek istihdam sağlandığını bildirerek 26 milyar lirayı bulan bir destek ödendiğini söyledi.

Türkiye’nin, gayrisafi milli hasılasının yüzde 1,61’ini tarıma ayırarak OECD ülkeleri arasında birinci ülke olduğunu söyleyen Pakdemirli, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde çok iyi bir müdahale alım politikasıyla çiftçimizi memnun ettik. Üretici dostu politikalarla, hasat öncesi açıklanan fiyatlarımızla, alın teri ve emeğine sahip çıktık, memnun ettik.” diye konuştu.

“BİZDE ARTIŞLAR TÜM DÜNYANIN GERİSİNDE OLDU”

Dünya fiyatlarının üzerinde bir rakam açıkladıklarını belirten Pakdemirli, seçilmiş ürünlerde fiyat durumunu hazırladıkları grafiklerle milletvekillerine gösterdi.

Çiftçinin buğdayı 1,71 liraya mal edip 2,5 liradan sattığını, arpayı 1,85 liraya mal edip 2,36 liraya sattığını, mısırı 1,48 liraya mal edip 2,60 liraya sattığını anlatan Pakdemirli, “Bu devletin kurumları herkese lazım. Gelemezsiniz iktidara ama yarın bir gün iktidara gelirseniz TÜİK de lazım, orman da lazım, diğerleri de lazım.” değerlendirmesinde bulundu.

Çiftçinin nohudu 5,19 liraya mal edip 6 liraya sattığını, mercimeği 6,23 liraya mal edip 7,80 liraya sattığını, ayçiçeği 3 liraya mal edip 5 liraya sattığını dile getiren Pakdemirli, milletvekillerinin sorusu üzerine fındığın 17 liraya mal edildiğini, 26,50 liraya satıldığını söyledi.

Çiftçinin geleceğe yönelik endişeleri olduğuna işaret eden Pakdemirli, “Girdi fiyatları arttı mı, arttı. Ama bizde artışlar tüm dünyanın gerisinde oldu.” diye konuştu.

“SİZİN ÇİZDİĞİNİZ GİBİ BİR RESİM BURADA YOK”

Sübvansiyonlu tarımsal krediler konusunda Pakdemirli şöyle konuştu:

“‘Çiftçilerimizin 2002’den bu yana borcu misli misli arttı.’ Doğru, borç 2002’den bu yana misli misli artmıştır ama 2002’de çiftçimiz tefecinin elindeydi. Biz onları tefeciden kurtardık. 2017’de gayrisafi yurt içi hasıla tarımsal 189, geçen yıl 337, ne kadar artmış? Yüzde 78 hasıla artmış. 2017’de tarımsal krediler ne kadar, 97 milyar. Peki, 2020’de ne kadar, 141 milyar. Ne kadar artmış, 45,4. Bunun anlamı şu; çiftçimiz artık para kazanmaya başlamış ve verimli bir şekilde ödemelerini yapıyor, borçluluğunu azaltıyor. Toplam kredilerin gayrisafi yurt içi hasılaya oranı 2017’de yüzde 51’den 2020 itibarıyla yüzde 42’ye gerilemiş yani anlatıldığı gibi, sizin çizdiğiniz gibi bir resim burada yok. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifi kredilerinde geri dönüşüm. 2002’de alınan kredinin sadece yüzde 55’i geriye dönerken 2020’de yüzde 94’ü geriye dönmüş.”

Gelir koruma sigortası konusunda Pakdemirli, “Pilot çalışmaları tamamlandı. Konya’da uygulamaya başladık. 2023 itibarıyla hem ürün sayısını hem de coğrafyanın sayısını artırarak bunu ülke geneline yaymaya başlayacağız.” bilgisini verdi.

Sözleşmeli üretimle ilgili bir yasal düzenleme olduğunu anlatan Pakdemirli, “Bu yasal düzenlemede bazı eksikliklerimiz var. Bu eksikliklerin tamamlanması ve sözleşmeli üretimin de çiftçinin finansmanı açısından, fiyat istikrarı açısından, verim kayıplarının önlenmesi açısından yapılmasında fayda var.” dedi.

“CUMHURİYET TARİHİNİN BİTKİSEL ÜRETİM REKORUNU GEÇEN YIL İTİBARIYLA KIRDIK”

Geçen yıl ve bu sene ciddi bir kuraklık yaşandığına dikkati çeken Pakdemirli, “Bu sene geçen yıldan daha az bir üretimimiz olacak, doğrudur ama geçen yıl itibarıyla da kuraklık yaşamamıza rağmen 126 milyon ton bitkisel üretim üreterek cumhuriyet tarihinin bitkisel üretim rekorunu geçen yıl itibarıyla kırdık. Bu başarı tarihe düşülecek bir nottur, çiftçimizin emek ve gayretini göstermektedir, iyi bir planlamanın sonucundadır.” ifadelerini kullandı.

Tohumculuğa son 19 yılda 4,5 milyar destek verdiklerini söyleyen Pakdemirli, “Tohum üretimimiz 8,5 misli artmış. Tohum ihracatımız 9,5 misli artmış ve 1,2 milyon ton üretim yapıyoruz, 162 milyon dolar tohum ihracatı yapıp 86 ülkeye ihracat yapıyoruz. Bunu çiftçimiz başardı, sektörümüz başardı.” dedi.

Hayvancılıkta da 19 yılda 92 milyar lira destek ödediklerini bildiren Pakdemirli, “Son 3 yılda da 26 milyar lira destek ödeyerek büyükbaşta toplamda yüzde 85 artışla 18,3 milyona geldik, küçükbaşta da yüzde 80 artışla 57,4 milyona geldik. Küçükbaşta Avrupa’da 1’inci, büyükbaşta da Avrupa’da 2’nciyiz. Bu başarı bizim için nihai bir varış noktası değil, milletimizin refahı için, yarınları için bitmeyen bir yolculuk.” ifadesini kullandı.

Balık yetiştiriciliğini 2002’de 61 bin tonla aldıklarını hatırlatan Pakdemirli, bu rakamın 2021’de 470 bin ton olduğunu belirterek sadece 2017’den bugüne neredeyse 2 misli bir büyüme kaydedildiğinin altını çizdi.

Gıda kontrolüyle ilgili 2020’de 1,4 milyon denetim yaptıklarını açıklayan Pakdemirli, haberli denetimler konusunda eleştiriler olduğunu ancak bunda da çapraz kontrollerle, yani bir ilin personelini diğer bir ile alarak farklı bir denetim sistematiği yaptıklarını anlattı. Pakdemirli, denetimlerin hepsinin böyle olmadığını söyledi.

AR-GE ve inovasyonun önemine işaret eden Pakdemirli, “60 enstitü, 2 bin 100 araştırmacı, 2 bin proje. Bu işte 1 milyar lira bütçe harcıyoruz. 92 milyon dekar alanı tarım arazilerinin korunması için tarımsal ovayı sit alanı haline getirdik. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin başında 2017 ve 2018’de Meclisimizin çıkardığı kanunla 203 ova ilan edilmişti, 226 ovayı da biz ilan ettik üç yıl içerisinde, toplam 429 ovamız sit alanı ilan edilmiştir, hedefimiz de burada 500’dür.” bilgisini paylaştı.

Pakdemirli, tarım dışına çıkarılan arazilerin 2002 öncesinde senelik 145 bin hektar iken 2003-2018 yılları arasında çıkan bir kanunla ortalama 60 bin hektara düştüğünü, 2017’de yürürlüğe giren kanunla ise son 3 yılda 10 misli azalarak senelik 14 bin hektara düştüğünü bildirdi.

“Ağaçlandırma konularında Türkiye, Avrupa’da 1’inci, dünyada 4’üncü sırada” diyen Pakdemirli, “FAO verisi, orman varlığı sıralamasında 46’ncı sıradan 27’nci sıraya geldik. 11 Kasım Millî Ağaçlandırma Günü’nde 80 ülkeden bakan ve temsilcilerle beraber 252 milyon ağaç dikme sözümüzü, fidan dikme sözümüzü tutmak gayretiyle bir araya geldik, sene sonuna kadar da 252 milyon fidanı bitirmiş olacağız.” diye konuştu.

“BELKİ O 15 TEMMUZ’U YAŞADIK O YANGINLARIN ARASINDA”

Yangınlarla mücadele konusunda Bekir Pakdemirli şunları kaydetti:

“Hepinizin bildiği gibi 2021’de tüm dünya orman yangınlarıyla sarsıldı. On beş günde Türkiye’de 16 büyük yangın çıktı, 554 tane de yangınla mücadele etmek zorunda kaldık. Bu süreçte filomuzu 70 helikopter, 18 uçağa çıkardık. Biz diğer ülkelere nasıl yardım ettiysek diğer ülkelerden de yardım istedik ve yardım geldi. Hava araçları üzerinden maalesef çeşitli tezviratlara maruz kaldık, müdahale yeterliydi veya değildi konusu. Kapasite planlaması neye göre yapılır? 554 tane yangına hangi kapasite planlamasını yaparsanız yapın, eksik kalabilirsiniz. Gerçekte durum böyle miydi? Normal istatistiksel bir beklentinin dışında bir yangınlar silsilesiyle, bir felaketler zinciriyle karşılaştık. Ben buna büyük felaket diyorum. Belki o 15 Temmuz’u yaşadık o yangınların arasında. İspanya’da 73 tane araç var ama armudu elmayla karşılaştırmamak lazım. Bir defalık su atma kapasiteleri 202 ton. 28 milyon hektar orman alanları var, bizim 22 civarı. Bizim de 42 aracımız var, su atma kapasitemiz 154 ton. Yüzde 3-5 normal bir kapasitenin gerisinde gözüküyor ama bizim çok büyük bir kara gücümüz var. Buradaki kara gücü, her şeyden daha önemlidir. Hava aracı üzerinden orman yangınlarını değerlendirmek son derece yanlış.

Amerika ve Rusya dünyanın en güçlü filosuna sahip mi, sahip. California 13 Temmuz’da başlayan yangını 103 gün sonra söndürebildi. 390 bin hektar alan yandı. Kanada’da 6 bin 525 orman yangını oldu, 3 milyon hektar alan gitti, Sibirya’da 2,4 milyon hektar alan gitti, Yunanistan’da etkilenen alan miktarı son on yılın ortalamasının 11 misli. Avustralya’da geçen sene 240 gün süren yangınları hep beraber müşahede ettik. Maalesef, bir yandan yangını söndürmeye çalışırken bir yandan da ateşe benzin dökenlerle mücadele etmek zorunda kaldık.”

“Başarımızın en önemli unsuru orman kahramanlarımızdır.” diyen Pakdemirli, “Yangınları biz çıkarmadık, söndürmek için can verdik can. Söndürmek için can verdik, bir Fatiha okumayı öğrenin önce, önce bir Fatiha okuyun da ondan sonra konuşalım. Hiçbiriniz o cenazelerde yoktunuz.” ifadesini kullandı.

Orman teşkilatının dünyada saygın bir teşkilat olduğunu ve 17 ülkeye eğitim verdiğini anlatan Pakdemirli, “Siyaseti başka alanlarda yapın.” dedi.

Orman Teşkilatının herkese lazım olduğunu vurgulayan Pakdemirli, “Ben isterdim ki aynı, sağlıkta başımıza gelen büyük felaketteki gibi ışıklarımızı orman kahramanlarımız için açalım, kapatalım.” diye konuştu.

Tüm teşkilatım canla başla çalıştığını dile getiren Pakdemirli, “Orman Genel Müdürüm Antalya’da bir kanyona benim emrim olmasına rağmen 140-150 kişi girdiler ve o kanyondan sağ çıkma ihtimalleri azdı. Gerçekten bu kahramanlarımız bu kadar iyi çalıştılar. Bu işi siyasetten biraz uzakta tutmamız lazım. Bu ağaçlar hepimize lazım; A partisine, B partisine, C partisine değil, hepimize lazım.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Pakdemirli konuya ilişkin diğer bilgileri şöyle paylaştı:

“2022 yılına hazırlığımız şu; 10 adedi 5 ton üzeri su atma kapasitesine sahip olmak üzere 20 uçak ve 55 helikopterle mücadele etmek üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Su ve sulama yatırımları alanında bugüne kadar 613 baraj, 271 içme suyu, 1475 sulama tesisi ve 5 bin küsur taşkın koruma tesisiyle 8 bin 800 tesisi hizmete aldık, birçok marka projeleri yaptık. Söylenenin aksine Türkiye 2020 yılında yüzde 5,9 büyümüştür; son 3 yılda Türkiye Avrupa’nın 27 ülkesinden 38 misli, Almanya’dan 5 misli, Fransa’dan 7,6 misli, Hollanda’dan da 12,7 misli büyümüştür. Tarımsal istihdam azalıyor değil artıyor. 2008’de kayıtlı istihdamda 4 milyon 621 bin kişi varken şu an 5 milyon 21 bin kişidir. Kayıtlı işletme adedi de 2018’de 2 milyon 152 binken 2022’de 2 milyon 186 bin adettir. Yine, tarımsal hasılada kaynaklarımız 31’inci sırada olmasına rağmen dünyada Avrupa’da 1’inci, dünyada 10’uncuyuz; bu hepimizin gurur duyması, 84 milyonun gurur duyması gereken bir konudur.”

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.